Site Menüsü

KIRMIZI BAŞLIKLI ISPANAK

 KIRMIZI BAŞLIKLI ISPANAK
Çizmeli Kedi Yayınevi
Masal 
64 sayfa

KİTAPTAN TADIMLIK

Solucanlar bütün gün, bütün gece çalışmışlar. Toprağın altında kımıl kımıl yol almışlar. Kimi zaman toprak yemişler, kimi zaman yalnızca yürümüşler. Bu çalışma, bu çaba sonucunda toprak yumuşacık olmuş.

Sabah güneş doğunca, körpe ıspanak ışık iplerine tutunmuş yine. Bir... iki... üç... diye saymış, sayılardan güç almış. Var gücüyle kendini yukarıya çekmiş. Kırmızı kökü kolayca çıkmış yumuşak topraktan. Bizimki baş aşağı dönüvermiş, kökü tepede, yaprakları yerde adım adım ilerlemiş.

Ormana ulaştığında çevresini merakla izlemiş. Kuşlar, kelebekler, sincaplar, tavşanlar... Orman kıpır kıpırmış. Bu görüntü onun da içine bir canlılık getirmiş. Eğer dans etmeyi bilseymiş dakikalarca hoplayıp zıplayabilirmiş. Dans etmeyi kafasından silmiş ve mavi benekli kelebeğe seslenmiş.

“Merhaba! Ben kırmızı şapkalı ıspanak…”

Kelebek şaşırmış. Kökü yukarda, yaprakları aşağıda bu tuhaf ota dikkatle bakmış. Ormanda ıspanak yetişmediğinden ilk kez karşılaşıyormuş onun gibi biriyle. Biraz alay etmek istemiş canı:

“Öyle mi? Ben de çam kozalağıyım, tanıştığımıza çok memnun oldum.” demiş.

Sinirlenmiş bizimki:

“Alay etme, sen kelebeksin.”

Kelebek de kızmış:

“Beni biliyorsun da kendini neden bilmiyorsun? Doğrusu kırmızı şapkalı kıza hiç mi hiç benzemiyorsun.”

“Görünüşe aldanma.” demiş ıspanak, “küçük bir macera yaşamak istedim hepsi bu. Hadi yardım et bana, kurdun yerini biliyor musun acaba?”

Kelebek, aklını oynattığını sandığı ıspanağa yardım etmiş.

 “Soldaki yoldan yüz metre ilerle. Orada bir mağara göreceksin. Uyuyordur şimdi kurt, seslenirsen uyanır. Ama şimdiden söyleyeyim yemez seni bilesin. Ben onu ot yerken hiç görmemiştim. Kuzuları sever, kuzuları yer diye bilirim. Ama dünya tersine dönmüş galiba, sen baş aşağı yürüdüğüne göre. Seni de yer belki kuzu niyetine...”