Site Menüsü

YENİ ÇIKANLAR





Yalancı Portakal

   Miyase Sertbarut

Bütün çocukların dünyasında yalan ile hayal karışır birbirine. Hayal bir kaçış, yalan bir kurtuluş mu? Bu

kitap çocukları hayal sofrasına davet ederken yalan kapısının nelere yol açacağını da sezdiriyor. Hayal

kurmak zevkli, yalan kurgulamak tehlikeli olabilir. Bütün bunları halasıyla yaşamak zorunda kalan

Elif'in gözüyle görüyor, Elif'in gönlünden izliyoruz.

...........

Elif çok çocuklu ailesinin ekonomik sıkıntıları nedeniyle halasının yanına gönderilir. Orada okula başlar. Annesini özler, ama bu yeni çevreyi de tanıyıp sevmeye başlar. Bahçedeki yalancı portakal ağacı hep ilgisini çeker. Bazen kendisinin bazen çevresindeki insanların "yalancı portakal" gibiolduğunu hayal eder. Okulda zaman zaman öğretmeniyle dertleşir ve halasının evinde olup bitenleri biraz değiştirerek ona anlatmaya başlar. Sonra yaptığından kaygı duyar, söylediği yalanların halasına zararı dokunacağından korkar. Gerçek ortaya çıktığında öğretmeninin artık onu sevmeyeceğini düşünür. Kitap boyunca Elif hayaller, yalanlar, masallar üzerine kafa yorar. Hepimize olduğu gibi onu da bu kafa yormalar gerçek hayata hazırlar.



   


SARI MAYMUN
Miyase Sertbarut
Tudem Yayınları, 2015

Yazarına direnen bir kitap kahramanı ile tanıştınız mı hiç?

Sirkeden olma, kavanozdan doğma, rengi sarı, kendi sabırlı Sarı Maymun işte tam da böyle biri!

Daha minnacık bir molekülken gemilere yüklenen muz sandıklarıyla Bolivya’dan Türkiye’ye gelen afacan dostumuz sizleri olağanüstü bir maceraya çağırıyor.

Yakışıklı maymunumuz bir bakmışsınız yeni kurulmuş bir muz turşusu kavanozunda, bir bakmışsınız yüzünde büyük bir maske ile pizza dağıtıcılığında...
Gerçekle hayalin iç içe geçtiği her yer sevimli arkadaşımız için yeni bir ev aslında. Tabii yazarının kaleme aldığı maceraları yaşamak kaydıyla… Yazarı yazıyor, Sarı Maymun yaşıyor. Yazmazsa ölecek, yazmazsa donup kalacak. Kahramanımız kendi varoluşunu adım adım bekleyen sabırlı bir hayvan gibi görünse de kaderinden pek hoşnut değil. Kendisini yaratanın emriyle kuyruk sallamaktan, onun yönlendirmesiyle zıplamaktan bir hayli sıkılmışa benziyor. Bu düzene bir an önce son vermek gerektiğini düşünüyor. Ama nasıl? Kendi halindeki bir maymun hayalleri denizlere sığmayan bir yazarla nasıl başa çıkabilir? Onu kitapların satır aralarındaki tutsaklığından nasıl kurtarabilir?

İşte bu noktada, Sarı Maymun sizi adına “hayat” dedikleri muhteşem bir sirke davet ediyor. Dostumuz belki de hayatının en önemli dönüm noktasını yaşıyor. Yanıtını merakla beklediğimiz birçok soru, sözcüklerle oynamayı çok seven bir yazarın “oyuncu” kahramanı ile giriştiği eğlenceli bir serüvene dönüşüyor…

Dünyanın en saygın ödüllerinden Astrid Lindgren Anma Ödülü (ALMA) Türkiye adayı Miyase Sertbarut’tan neşeyle okunacak bir umut öyküsü…

Haydi, daha ne bekliyorsunuz!
İçinizdeki gizli maymuna ulaşabilmek için Sarı Maymun’un kuyruğuna tutunsanıza!
 












































































Mezarlıklara kulak verirseniz sizin de kulağınıza çıtırtılar, hışırtılar gelebilir. Dikkatle baktığınızda gölgeler de görebilirsiniz. Belki dirilere, belki ölülere ait, emin olamazsınız... Bu kitapta gölgelerin peşine düşen çocukları bulacaksınız. Kimi zaman onlarla birlikte ürperecek, kimi zaman da güleceksiniz. 

Bu kitabı kimseyi korkutmak için yazmadım. Ama ben önyargılardan çok korkarım. Hem kendimdeki hem sizlerdeki önyargılara birlikte meydan okuyalım diye böyle bir maceraya atıldım.


MEZARLIKTAKİ GÖLGE Miyase Sertbarut
Altın Kitaplar Yayınevi, 2014 - 10 yaş ve üzeri - 152 sayfa 
Kapak ve iç resimler: Bekir Gürgen

Bu kitap Gülten Dayıoğlu Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfı 2013 yılı çocuk romanı ödülü almıştır. 

TADIMLIK : .... 

Okulun belalıları ile uysalları arasında bir yerde dururdu Aziz. Kaba bir ruhu yoktu, babası mahallede kabadayılığı ile tanındığından bu ün ister istemez Aziz’e de yapışmıştı. Babasının kasap dükkânı vardı ama çoğu zaman durmazdı orada; sağa sola takılır, araba alır satar ya da aylaklık yapardı. Aziz’i de zorla benzetmişlerdi ona, yani Kasap Haşmet’e. Küçücük yaşlarında büyük büyük küfürlere alıştırdılar, arkadaşlarını itip düşürünce sevinip alkış tuttular, kollarını iki yana açıp horozlanınca yere göğe sığdıramadılar. Aziz de böylece adım adım ilerledi babasının izlerine basarak. Yine de Kemik Aziz’in yüreği babasından iyiydi, çünkü sevmeyi bilirdi. Galiba bunu birinci sınıfta sıra arkadaşı Balık Oya’nın kırmızı kalpli saç tokalarına baka baka öğrenmişti. 













































BUZ BEBEKLER

YazarMiyase Sertbarut
TürüRoman
TemalarAdalet arayışı , Arayış ,Farkındalık , Kimsesizlik ,Sorgulama , Taciz , Yalnızlık
Yaş Grubu12 Yaş , 13 Yaş , 14 Yaş , 15 Yaş
Sınıf6.Sınıf , 7.Sınıf , 8.Sınıf , Lise
Baskı Detayları13,5x19,5 cm, 168 sayfa, enso
Kapak resmi: Çınar Dize Sertbarut



“Ece’yi yaşama, yaşamı Ece’ye hakkıyla iade eden Sertbarut’a teşekkür ediyoruz. Bu gerçekten şahane…”

Zarife Biliz, İyi Kitap

Edebiyatımızın cesur kalemlerinden Miyase Sertbarut, okurların kalbinde fırtınalar kopartacak yepyeni romanı Buz Bebekler’de, gerçekte yaşanmasına rağmen hiç olmamış gibi davrandığımız, hep hasıraltı edildiği için kanayan bir yaramızı acı dolu ama umut vadeden bir öyküyle gündeme taşıyor. 
 On üç yaşındaki Ece için hayat, suyun altında yaşama tutunmaya çalışan bir nilüfer kadar zorlu. O bir toz bebek, buz bebek...
 
Ece aslında içimizden biri. Aynı kaderi paylaştığı onlarca, yüzlerce arkadaşı gibi, ihtiyacı olduğu aile sevgisini devlet eliyle gelen zoraki kucaklarda aramak zorunda kalmış kalbi cesur, ruhu ürkek bir kız çocuğu. İçlerinde büyük korkular, küçük sevinçler taşıyan her kimsesiz gibi onun da hayallerine sığınmaktan başka çaresi yok.

Kalbinin tüm sırlarını ise Lülüfer adını verdiği günlüğüne açıyor… Ece’nin gözü kamaşsa da Lülüfer hep görüyor. Kadın cinayetlerinden geriye kalan çocukları, tacize uğrayanları, hasta ruhlu yetişkinleri, hantal müdür babaları bir bir kayda geçiyor.

Ece adalet istiyor. Yer yarılsın utanması gerekenler dibini görmedikleri için uçurumlara yuvarlansın istiyor. Ece haykırıyor ve bu haykırışı Nartepe Çocuk Yetiştirme Yurdu’nun yüksek duvarlarını aşıp tüm ezilmişlerin, sindirilmişlerin haykırışına dönüşüyor.